...derindeki ses...

Resimlerini ezberledim,sesinin tınısıyla beraber…Gülüşüne taptım,gözlerinle beraber…Yakıştıramadım kendime senden başkasını…Bebeksi uyuyuşun,çocuksu sırıtışın gözlerimin önünden gitmiyor…Yokluğunda nefes alamıyorum… Alabildiğim her nefes için utanıyorum kendimden… Veremiyorum nefesimi dışarı,batıyor kalbime…Her an aklımda değilsin… Olmanda mümkün değil zaten.. Ama her anımdasın… Seninle uyanıp,seninle yemek yiyorum,seninle televizyon izliyorum,kitabımı beraber okuyoruz,müzik dinlerken beraber bağıra bağıra eşlik ediyoruz;elimizde mikrofon görevi altında ki saç spreyiyle,beraber izliyoruz filmleri;korku filmlerinde ben korkup sana sarılıyorum,sen dalga geçiyorsun ve beraber kahkaha atıyoruz,aşk filmlerinde ben ağlıyorum sen dalga geçerken ,ben kızıyorum sana çocukça ve sadece bakışıyoruz,beraber gülüyoruz komedi filmlerine sonra taklit ediyoruz embesilce,kahvemizi beraber içiyoruz ben sade sen sütlü…Ama seninle uyuyamıyorum,ne yaparsam yapayım sadece uyurken hissedemiyorum seni yanımda,küçücük yatağım kocaman,soğuk,sert,boş bir şeye dönüşüyor… Uyuyamıyorum,korkuyorum gözlerimi kapattığımda ya çocukluğumda yatağımın altında yaşadığını düşündüğüm canavar çıkarsa ve sana doyamadan öldürürse beni,sende yoksun kim koruyacak beni? Gel sevgilim sana ihtiyacım var… Gel ama sadece uyumaya gel… Gündüzleri yaşıyorum seni,gecelerime gel…

xoxox

                                                         …damlacerenelitok…


şizofrenik sancılar içindeki ruhumu uykunun o eşsiz bilinmeyen sıcak bir o kadarda hoyrat kollarınabırakmayı deniyorum huzrlu weya huzursuz hıssetmem ne derecede umrunda yorgun goz kapaklarımın bılmıyorum…. Guzel bır gunun ıyı bıtıp bıtmedıgının ayrımında hala aklım… damlacerenelitok xoxox


Bana soru sor

http://ask.fm/dmlcrn

söylemek isteyipte söyleyemediğim herşeyi söylemek istiyorum…

insanlara söylemek isteyipde söleyemediğim şeylerin ağırlığı ile pismanlığıyla ölmek istemiyorum…

bu benim hayatım ve nezaman son bulacağını bilemiyorum…yasamk istediğim gibi yaşamak istiyorum….geçmişimi sileli çok oldu …gelecegimin nasıl olacagını merak etmiyorum..benim için kocaman bir ŞİMDİ var…

o yüzden hayatımı yonetenler ve mahvedenler;

umrumda değilsiniz….

ŞİMDİ SİKTİR OLUP GİDİN …..

    xoxox                                                            …DamlaCerenElitok…


planlara göre yaşamaya çalışırsın… sonra bir bakmışsın o planlar ani dönüşümlerle sarsılmış…iskambil kağıtlarından yaptığın şaton başının üstünden etrafa kar taneleri misali dağılmış.. hazır olamadığını biliyormuşcasına sözlüye kaldran öğretmen misali en çalışmayanlarımızı kaldırır hayat ayağa… bir de bu yetmiyormuş gibi derinin altındaki kas sisteminin altındaki organlarının altındaki ruhun acı içinde ürperirken çoğu şeyin neden boktan gittiğini anlamaya çalışır beyin denen eski bir kızılderili…

…damlacerenelitok…


Biliyor musun, vefasızsın.
Artık dayanamıyorum.
Gidiyorum.
Gün doğumumu, sabahımı alıp gidiyorum.
Daha çok yanacaksın.
Bil ki gidiyorum ve belki artık dönmeyeceğim.
Uyandığında emin ol beni bulamayacaksın.
Bir gül yaprağı üzerinde bir çiğ tanesi olmayacağım. Bardağında su…
Çayında şeker. Reçelinde vişne, turşunda biber…
Gidiyorum. Üstelik en çok sevdiğin şeylerimi de alıp gidiyorum:
Tabağında bıraktığın son lokmamı, musluğunda boşa akan suyumu, lambanda boşluğu aydınlatan ışığımı…
Benimdi bunlar. Şimdi bildin mi?
Sabah kahvaltında zeytin olmayacağım tabağında.
Ya da bir maydanozun altında neşeyle sana gülümseyen beyaz peynir.
Bir ekmeğin içiyle bandığın kekikli zeytinyağı…
Ya da yatmadan önce çocuğuna içirdiğin süt…
Artık dayanamıyorum. Vefasızsın. Gidiyorum.
Üstelik benim olan her şeyimi alarak, yanarak, kavrularak, ağlayarak, belki en çok ağlatarak.
Gidiyorum.
Vazona çiçekler koyardın kesip bahçemden. İyi gelirdim renklerimle. Kokumla…
İyi gelirdim çam kokulu ya da fındık sabunu…
Çok şey istedin evet. Hiçbir şey istemedim oysa ben.
Çok kirlettin beni. Çok ahımı aldın. Ah etmedimdi sana ama…
——————
Ne çok araba…
Ne çok beton, ne çok orman yangını, ne çok, yok!
Bir gün bakmadın yüzüme. Yalan mı?
Biliyor musun vefasızsın.
Kirlettiğin denizimi artık benden alamazsın.
Çöp dağlarından kendine gelecek kuramazsın!
Plastik kefenlerle toprağın altında yatamazsın!
Artık dayanamıyorum.
Gidiyorum.
En çok kendimi götürüyorum giderken.
Güneşimi, ayımı, yıldızlarımı…
Hem korkma, sana fabrika bacalarını bırakacağım.
Suskun petrol siyahını en çok: Evinde, odanda, içinde…
Sana bunları hiç anlatmadım mı?
Bir gün giderim demedim mi?
Kışım bahara, baharım yaza karışmadı mı? Durup durup en olmadık yerde yağmur yağmadım mı?
Ağlamadım mı toprak toprak yarılıp ayaklarının altında?
Daha nasıl haber verirdim ki gideceğimi sana?
İnatla savaştın benimle. Evler yaptın en çok…
Sel oldum yıkmadım mı; ağıt olmadım mı sana; sarmadım mı ayaklarının altındaki yeri zelzele olup, hiç anlamadın mı?
Kah içimi boşalttın, kah setler yaptın önüme.
Beni bedenin zannettin, hor kullandın.
Tedavi olurum mu sence?
Kış olur muyum kış gibi? Yaz olur muyum söylesene yaz gibi?
Hani şiirler yazdırırdım ya sana sonbaharda?
Nisan’da çiçek çiçek hanımeli, petunyalar bir yanda.
Masan oldum, penceren, kapın, dolabın, yatağın, çarşafın, havlun… Elini sildiğin kağıt…
En çok kendim oldum ben ama sen nerdesin?
Vefasızsın biliyor musun?
Artık gidiyorum.
Bana ait olan her şeyimi alarak gidiyorum üstelik.
Uykularından olacaksın. Gecelerinden. Çocuklarından.
Kuruyacaksın yavaş yavaş yakıcı rüzgarımdan.
Beni ben olmaktan çıkardın ya.
Sen de çıkacaksın sen olmaktan.
Sen her şeyi bilirdin ya?
Hadi şimdi bir çay kaşığı süt yap.
Ya da bir parmak bal…
Hayır hayır, sen bırak bunları.
Zor gelir belki, kıyamam sana. Bir damla su yap. Bir damlacık.
Üzerimde demir kanatlarla uçmak kolay…
Tekerleklerin üzerinden gitmek bir yerimden bir yerime…
Bir damlacık su yap hadi. Beni utandır.
Vefasızlığını yüzüne vurmayayım.
Seni aklın tanrılaştırıldığı fiberoptik kablolarınla yalnız bırakmayayım.
Bir damla su, yap da tüm acılarıma rağmen seninle kalayım.
Utanan bir dünya olarak ayaklarının altında sonsuza kadar, dönüp durayım!


yazmış olamak için yazmak…

insan sırf yazmak istediği için bir şeyler yazabilir mi? bir amacı olamadan.. bir konu benimsemeden… boşluk üstüne…temeli olmayan yani konusu olmayan bir yazı ne kadar güzel olabilir ki? 

sırf bakmak için görmek mümkünmüdür? sırf yemiş olmak için yemek yemek mesela?

veya sırf aşık olmak istedi diye bir insan bir başka kalbi sarabilir mi sımsıkı?

sanmıyorum…

öte yandan istekle gelen aşk büyük bir sevgiye dönüşebilir..hatta çok ta sağlam olabilr…severek yersen yemeğini daha çok doyarsın.bakmak istersen bir şeye bakmış değil görmüş bile olabilirsin mesela… bir şeyi yapmak istiyorsan eğer elinde hiç bir şey olmasada sırf azmin ve isteklerin doğrultusunda normalde yaptığından bile dha iyi yapabilirin aslına bakarsan…

yazmak istedim ve yazdım… konuya gerek duymadan…

harflerin dansını izledim…

cümlelerimin melodisini dinledim…işte benim senfonim…

.benim notalarım harflerim…

kulağıma gelen tınısı gözlerimdeki yansıması…

xoxoxo

                                              …DamlaCerenElitok…


Yine bir yolculuk…

Her zaman ki gbi hayat bizi nereye sürüklerse oraya gidiyoruz.. Yalnızlığımızla beraber baş başa yapılan yolculuklar gibisi yoktur… 

Her insan yolculuk yaparken farklı karakterlere ve mistik duygusallığa adım atar..

olmak isteyipte olamadıkları insan olmaya çalışırlar.. çünkü sizi tanıyan sadece sizsiniz..

O an yolculuk sahnesi çekilen bu hayatta siz baş rol,etrafınızda ki insanlar ise figürandan ibarettir..

Bu hayat sizin siz başrol oyuncusu,senarist,yönetmen,ve izleyicisiniz…

Hayatta ne isterseniz onu yaşarsınız.. Hayatınız sadece sizin çizdiğiniz kara kalem bir resimden ibaret…Eklemek istediklerinizi ekleyip silmek istediklerinizi silebildiğiniz…

Unutmayın ki ne istersek onu yaşarız…

Nereye istersek oraya gideriz yolculuklar sadece sizin yönettiğiniz filmin karesi….

Hepimize iyi seyirler…

xoxoxo

                                         …DamlaCerenElitok…


melankolik değilim aslında…

Benimki hayatın hep b’ktan yönüyle tokuşmak…her şeyim ters.Solundan mı kalktın derdi annem hep…

Ben sanırım doğarken sol tarafımdan doğmuşum hayata…

Mutsuzlukla acı çekmek arasında mekik dokuyorum..

Hayatım hep üç noktalı, hep anlatılmak istenilenin anlatılamadığı, sadece sonuna gelen o üç nokta ile vurgulandığı, kalbinin fiil ya da eyleminde değil sonundaki noktalarda attığı…

Hayatım hep ”üç nokta”lı…!

xoxox

                                                   …DamlaCerenElitok…


Sadece biraz özgürlüktü aradığım…

Biraz saygı…

Biraz düşünce…

Aradıklarım bunlardı.Aradığım lakin bulamadığım…Bulmayı çok istediğim,çok çabaladığım,bulamayacağımı bildiğim…Bile bile devam ettim aramaya! Umut ettim!…

Çırpındım…Çırpındıkça daha da battım dibe.

Hayatım neyden ibaret?

Gözyaşı?

Mutsuzluk?

Umutsuzluk?

Yalnızlık?

Yanlışlık!?

Ben sadece biraz olsun gülmek, biraz saygı görmek istemiştim…

Ben sadece biraz ÖZGÜRLÜK istemiştim!…

xoxoxo

                                                  …DamlaCerenElitok…


Boşlukta hissediyorum…

Yorgunum..Acı içindeki kalbim geçmişi silemiyor…Çok özlediğim şeylerde var, nefret ettiklerim dışında yarası kanayan..

Yarım kalmışlıklar içinde boğuluyorum…

Çizilen bir resimdeki sandalın neden bir tane olduğunu şimdi anlayabiliyorum..Gitmeyi aklına koymuş olan taraf diğer tarafa romantik gelen bir nesne ile aslında ne çok şey anlatıyor…Hayır anlayamadığım şey gitmeyi koyduysan değersiz kafana,neden kendini sevdirirsin? Yazar boşamı demiş ‘git kendini sevdirmeden..’ diye?

Acı çektirmek ,unutulmamak kimsenin umurunda olmayan kavramlar mı?

Bu kadar değersiz mi AŞK?

Bu kadar basit mi?Bir ”HOŞÇAKAL” ı hak edemeyecek kadar???

xoxox

                                      …DamlaCerenElitok…


Her ne kadar mutlu olmak istersek o kadar çabalarız.Çabaladıkça da başarılması gereke çoğu şeyi başarabiliyoruz.Kafamız ne kadar yoğunsa o kadar yorgunuz.Bazen sadece boş vermek gerekir…

Boşvermek istediğimiz her ne varsa kafamızı kurcalayan,ruhani kişiliğimizi yoran her soruna sadece s’ktr et demeliyiz..Şimdi bacaklarınızı bağdaş kurun,dik oturun kollarınızı açın ve gizlerinizi kapatıp derin bir nefes alın…Ve kocaman bir AUUUMMM çekin…Sonrada bu yazılanları gerçekten yaptığınızı fark edip kahkaha atarak gülün:) işte gülmek bu kadar basit…

xoxox

                                                     …DamlaCerenElitok…


Arkadaşımla otururken fark ettim ki..

İnsanlar yalnız kaldıkları zaman ruhunu sıkan şeyleri düşünüyor..Yanında zihnini kurcalayan düşüncelere sahip konuşmalar varken kendi iç sıkıcı dünyandan arınıyorsun..

Yalnız kalmamak dileğiyle..

xoxox

                                                …DamlaCerenElitok…


Doğru olanı yapmaya çalışıyorum…

Ne kadar başarılıyım? O kısım tartışılır.Mutlu olmak için çabalıyorum.Başkaları için de çabalıyorum.Fakat olduğum yerde sayıyorum..Bazen boşa kürek çekiyormuşum gibi hissediyorum…

Umarım yanılıyorumdur…

xoxox 

                                        …DamlaCerenElitok…


SEN ANNEMSİN..

Gidiyorum..

ayrılık zamanının geldiğini haber veriyor saatin donglaması..

keşke kaybolabilsem o anda cindrella misali..

camdan ayakkabımın tekinide sana bıraksam..gel beni tekrar bul diye…

giderken seni ve senli anılarıda götürebilsem yanımda.. ama gidişim sadece anılar için müsait yere sahip..

kokunu..bakışlarını..gülüsünü.. neden bunları koydun cebime? Senle kalmalarına neden izin vermedin ki?

Özledim…

şimdiden özledim.. uazaklaştığım her saniye varlığını hissedemeyen acı içindeki kalbimin soğuyuşunu gözyaşlarımın sıcaklığıyla kapatmaya çalışıyorum..

yorgunum hatta öyle yorgunum ki o anda gökyüzünden tunçtan bir örs düşşe kafama geri çekilebilmeye gayret edemeyecek kadar….

yanında bir saniye daha kalabilsem?yada bir ömür..

sensizliğim ve ben… ne yapmalıyım? Hayat nekadar garip hiç gitmeyecekmişsin gibi hissetmemi sağlayan hayatla..birdaha hiç göremeyeceğimi düşündüren hayat..ikiside nasıl aynı şey olabilir?ikiside nasıl hayat olabilir? Tam buldum artık özlem yok derken tekrar uzaklık…en acısıda bu sanırım doyamadan gitmek.. arkanda bırakmak..uzaklaşmak….

Biliyorum..

bıraktığım kişi olabilrsin..ama bıraktığım yerde değilsin.. suan burada benimlesin.. gittiğim heryerde benimlesin…çünkü sen bensin..çünkü sen,SEN ANNEMSİN….

xoxoxo

…DamlaCerenElitok…


12
To Tumblr, Love PixelUnion

We're updating Fluid!

Soon, we'll be updating the look and feel of this theme. Read about the changes here. You can easily turn off this notification in the theme customization panel.

Close